Erkeklerin ev dekorasyonuna yönelik toplumsal beklentiler, cinsiyet rolleri ve toksik erkeklik anlayışıyla şekilleniyor. Bu kalıplar, erkeklerin yaşam alanlarını kişiselleştirme haklarını kısıtlıyor ve modası geçmiş stereotipleri pekiştiriyor.
Laetitia Colombani’nin romanı, farklı kıtalardaki üç kadının yaşam mücadelesini ve umut dolu dönüşümünü anlatıyor, kadın dayanışması ve güç temasını vurguluyor.
Gülseren Budayıcıoğlu'nun kaleminden çıkan bu eser, kadınların toplumdaki yerine, içsel güçlerine ve yaşadıkları zorluklara odaklanarak, empati ve farkındalık kazandırıyor. 200 sayfa, etkileyici anlatımıyla dikkat çekiyor.